Haber Detayı
22 Ekim 2019 - Salı 09:31
 
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ
Kültür Haberi
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ

CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI, HIZLI YARIŞ ATLARININ YETİŞTİRİLDİĞİ KİBYRA’YA HOŞGELDİNİZ

2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne giren Kibyra Antik Kentini, tesadüfen T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bir broşüründe görmüştüm. Broşürde gördüğüm fotoğraflardan oldukça etkilenerek geçen hafta yola düştüm.

Henüz bulunan ve kazı çalışmaları sürdürülen antik kent, benim gibi tarih tutkunlarının gözbebeği olmaya aday. Kazı çalışmaları çok yeni. MAKÜ (Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi) tarafından yürütülen kazının başkanı ise MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Doktor Şükrü Özdoğru. Ayrıca kazı başkanının ve çalışmaları yürüten ekibin bölge üniversitesi olması da Burdur İli ve ülkemiz adına gurur verici.

Kibyra antik kentine boynumda fotoğraf makinem ve elimde notlarımı yazdığım defterimle vardığımda görevlilerden biri yanıma geldi. “Cesur yürekli insanların yaşadığı, hızlı savaş atlarının yetiştirildiği Kibyra'ya hoş geldiniz.” diyerek elimi sıktı. Böylesine sıcak karşılandığım Kibyra, belli ki bana öğretecekleri konusunda cömert davranacaktı. “Kibyra’ya antik çağlarda gelseydiniz, muhtemelen kayıkla ulaşacaktınız.” diyen İsa Bey’in sözlerinden, ilçenin adının (Gölhisar) bir tesadüf olmadığını anlıyorum. Demek ki günümüzde ilçe merkezinin yerleştiği ova, antik çağlarda bir gölmüş.

Görevli, İsa Özyurt, önce kendisini tanıtıp büyüsü ile beni cezbeden kenti, anlattıkça anlattı. O konuştukça büyü daha da büyüyor, ağzından dökülen cümlelerin etkisiyle gizemli kentte daha da çekiyordum.

Kibyra’nın UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesine dahil olduğundan ve muhteşemliğinden bahsetmeden önce konumundan ve meraklı gezginlerin oraya nasıl ulaşacağından bahsetmek istiyorum.

KİBYRA’YA NASIL ULAŞILIR

Kibyra Antik Kenti, Burdur iline 110 kilometre uzaklıktaki Gölhisar ilçesinin batısında bulunan Akdağın yamacında kurulmuştur. Antik kent, ilçe merkezine sadece üç kilometredir. Burdur, Isparta, Antalya, Fethiye, Denizli illerinden ulaşımı oldukça kolaydır. Bu yüzden ilçe, gezginlerin uğrak noktası olmayı hak etmektedir.

Antik kent ziyaretinden sonra doğa severler için biçilmiş kaftan olan ilçenin tabii güzellikleri görülmeye değerdir. Gölhisar Gölü'nü, Koca Gölü görmenizi; hatta imkanınız varsa buralarda kamp yapmanızı Gölhisar'ın kavurmasından yemenizi, çörekotu kahvesinden içmenizi tavsiye ederim. Yöresel bir kumaş olan İbecik bezinden, Pırnaz kiliminden almadan dönmeyin derim.

Tüm bu özellikleriyle Gölhisar, patlamaya hazır bir turizm potansiyeli taşıyan şirin bir Anadolu kentidir.

 

ANTİK ÇAĞLARDA GÖLHİSAR

Sizi günümüzden tam 2300 yıl öncesine, yani M.Ö. 300 yılına götüreceğim. Antik çağın en güçlü savaşçılarının, gladyatörlerinin yetiştiği kent bir Likya kentidir.

Kent; Likya, Karya, Pisidia ve Frigya kültür bölgelerinin kesişme noktasında, ticaret yollarının tam merkezinde konumlanmıştır. Erken dönemlerde “Kabaliya”, Roma İmparatorluğu'nda ise “Kibriyatis” olarak bilinmekteydi. Kentin bugün görülebilen tüm mimari kalıntıları ise Roma dönemine aittir.

Kibyra ana kenti ise Burdur’un Gölhisar ilçesinde dağların ovaya hâkim olduğu bir noktada, teraslı bir yapıda kurulmuştur. Antik kentin ana sınırı Antalya'nın Korkuteli İlçesinde başlar, Muğla İli’ne kadar uzanır, oradan da kuzeye doğru Burdur'un Yeşilova İlçesinden tutun da Korkuteli’ne kadar uzanırdı. Lidya Krallığı’nın eyaleti olan Kibyra coğrafyası, toplamında yirmi beş antik kenti yönetirdi. Antik kent toplamında on yedi bin nüfuslu Mega bir kentti.

O çağlarda deri, çelik, demircilik ve kap kacak üreticiliği ile birinci sınıf esnaf ticareti yapan bu bölge, Akdeniz'in hemen hemen yarısının yargı ve bürokrasi sistemini de elinde tutmuştur. Görünen o ki antik dönem insanları bölgeyi terk edip girmemişler, bölgedeki deri, çelik, demircilik, tekstil gibi faaliyetlerini günümüz insanına miras bırakmışlardır.

Günümüzde yapılan kazı çalışmalarının neticesinde Stadium, Odeion, Ana Cadde, Agora, Roma Hamamı, Tiyatro, Tapınak Planlı Anıt Mezardan oluşmaktadır. Dilerseniz yapıları tek tek ele alalım çünkü buradaki yapılar antik kenti UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesine dahil kılmış eşsiz yapılardır.

STADYUM

Kente ilk girdiğimde karşılaştığım U formlu yapı, iki yüz metreye varan pist uzunluğu ile Anadolu'nun en görkemli antik stadyumlarından biridir. Antik Kentin giriş noktasında bulunan anıtsal bir kapıdan geçerek stadyuma girerken yapının büyüklüğü karşısında hayrete düştüm. Stadyum kazılırken ele geçirilen yazıtlar ve mimari izler sayesinde bu eserin, M.S. 2. Yüzyıl’ın sonlarında inşa edildiğini biliyoruz. Bu alanda döneminde çok ünlü olan Gladyatörve Venetiones (hayvanlar ile mücadele eden gladyatörler) mücadelelerinin yapıldığı düşünülmektedir.

Şuan stadyumun üst tarafındaki bölgede kazılar devam etmektedir.

 

ODEION (Müzik Evi)

Odeion yapısına ulaşmak için antik kentin yukarısına doğru sabırla yürüdüm. Şuan kazı çalışmaları devam ettiği ve çevre düzenlemesi yapılmadığı için yapıyı bulmakta biraz zorlandım. Fakat kazı ekibine veya çalışanlara sorduğumda bana karşı gayet sıcak ve ilgili davranarak gideceğim yönü gösterdiler.

Antik dönemde buranın odeion olarak tanımlandığı, çalışmalar esnasında bulunan yazıtlardan öğrenilmiştir. Ayrıca bu yapı kentin meclis toplantıları için kullanılmaktaydı. Roma İmparatorluğu döneminde ise eyaletin büyük davalarının görüldüğü yargı merkezi olarak da kullanılmıştır. Yapının ön cephesinde beş yüz elli metrekarelik devasa bir mozaik yerinde sergilenmektedir. Otuz altı geometrik şeklin bulunduğu muhteşem bir mozaik alandan geçerek dört kemerli dev kapılardan birinden içeri girdiğimde ise karşımda otuz bir oturma sırasını rahatlıkla görebileceğim, yarım daire şeklindeki oturma alanı duruyordu.

Üç bin altı yüz kişilik yapı, bu haliyle ülkemizde, Antik dönem içerisinde, üzeri çatı ile kapatılmış ısıtabilen en büyük kamu yapısıdır. Kapıdan içeri girince ise yapının tam orta yerinde olan bugünkü haliyle bile muhteşem Medusa (antikçağda gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan mitolojik figürlü mozaik) karşılar. Günümüze çok iyi bir şekilde korunarak gelmiş bu mozaik, yedi ayrı renkte mermerden yapılmış, her göreni kendisine hayran bırakan bir mozaiktir.

Bahsettiğim tüm özellikleriyle Medusa Başı Mozaik’i Anadolu’da tektir. Medusa, Antik dönem pagan inancına göre bir koruyucudur ve adaleti sembolize eder. Ona inanarak büyütülen çocukların yalan, riya düşünemediklerine inanılırdı. Bu yüzden muhteşem eser, antik dönemde yargı merkezi olarak kullanılan yapının tam ortasında yer almaktadır.

DOĞU ROMA HAMAMI

Doğu Roma Hamamı, Odeion’un önündeki mozaik döşenmiş stoa alanının Güneydoğu köşesine yerleştirilmiştir. Doğu Roma (Bizans) dönemine ait bir hamam yapısıdır.

AGORA

Agoranın girişinde bir tapınağın kutsal alanına girişi sağlayan görkemli bir kapının beni karşılaması ile büyüye kapıldım. Stadyum ve tiyatro arasındaki düzlükte konumlandırılmış Agora, üst üste üç teras halinde ve dikdörtgenimsi bir planda düzenlenmiştir.

Antik dönemlerde agoralar, halkın alışveriş yaptığı çarşılardı. Antik kentinin Agora’sında yapı boyunca uzanan sütunlu cadde ve bunun her iki kenarında bulunan dükkânlar yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Agora’nın orta yerinde görsellik sunan bir çeşme de son buluntulardan biridir. Çeşme şehir meydanlarında görülen anıtsal bir çeşmedir.

 

 

TİYATRO

Odeion’un hemen kuzey kenarında büyük oranda sağlam durumdaki tiyatro, tepenin doğu yamacına yerleştirilmiştir. Yarı dairesel planlı, üç katlı oturma sırası, beş kapılı sahnesi bulunmaktadır. Yaklaşık sekiz bin izleyici kapasitesi ile Anadolu'daki en büyük tiyatrolar arasında yer almaktadır. Roma’nın Hristiyanlığı kabul ettiği dönemlerde kiliseye çevrilmiş bir tapınak, tiyatronun oturma sıralarının hemen üzerinde yer almaktadır.

Yeni keşiflere gebe antik kent beni tam manasıyla büyüledi. Burada saatlerimi, hatta günlerimi geçirmek istedim. Anadolu’nun kültürel zenginliğini bir kez daha tüm dünyaya gösteren bu kent, gezginleri ve meraklılarını bekliyor.

Ayşe Nur AKBAY

Kaynak: Editör: Hasibe DEMİREKİN
Etiketler: CESUR, YÜREKLİ, İNSANLARIN, YAŞADIĞI, ŞEHİR:, KİBYRA, ANTİK, KENTİ,
Diğer Fotoğraflar
Diğer fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerini tıklayın.
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ
CESUR YÜREKLİ İNSANLARIN YAŞADIĞI ŞEHİR: KİBYRA ANTİK KENTİ
Yorumlar
Haber Yazılımı