Yazı Detayı
18 Ocak 2018 - Perşembe 12:12
 
Akrep, Yelkovan'da
Sude DERCAN
sudedercan14@gmail.com
 
 

Saat yine gece yarısını geçmiş. Yeni Gün, eşikte... Eski Yaşanmışlıklar, terk edivermişler usul usul esen rüzgâr sakinliğinde pencereden. Yeni Yaşanacaklar, Akrep'in davetini beklermiş gibi yerlerini almışlar kapı önünde. Akrep Yelkovan'a tutulmuş ya, yitirivermiş benliğini sonsuzluk deryasında. Kimi geceler, Yelkovan'ı beklermiş yüreğindeki ateşin çatırtısıyla duygularının sessizliğinde. Kimi gecelerse, alıp gidermiş başını, tik-taklarını duyulmaması güç yaparak, duygularının gürültüsünde. Yelkovan'ın haberi olmamış Akrep'in yangınlarından. Ya da olmuş da, sindirememiş külfetli kimsesizliğini paramparça edebilecek darbeyi. Akrep ile her karşılaştığındaysa, bambaşka kimliklere bürünmeyi, çare bilmiş sanki. O da Akrep gibi, hep bir ikilemdeymiş aslında. Dakikaları geçirmemek için çabaladığı zamanları olurmuş, Akrep'e bir gülümser, Akrep'in içinde kaybolacağı denizleri sadece iki dudağının arasından çıkan o kelimelerle var edermiş. Bazense nedendir bilinmez, bir çocuk huysuzluğunda, tüm zamanı tek tebessüm etmeden koşarak harcar, Akrep'in varlığından habersizmiş gibi yanından uçup gittiğinde Akrep'i de beraberinde kimsesizlik girdaplarında kaybolmaya zorlarmış. Sonuçta, Yaşanacaklar'ı eşikten içeri davet edince Akrep, Yaşanmışlıklar yeşil boyalı pervazımızdan uçup gidince, Yeni Gün nihayet uğramış bütün kimsesizlerin gecesine. Senin gecene, benim geceme ve pencere pervazından hayallere dalan herkesin gecesine.

 
Etiketler: Akrep,, Yelkovan'da,
Yorumlar
Haber Yazılımı