Yazı Detayı
17 Haziran 2019 - Pazartesi 11:34
 
İNSANLIK TARİHİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK MİRAS: GÖBEKLİTEPE
Ayşe Nur AKBAY
egirdirses@hotmail.com
 
 

İNSANLIK TARİHİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK MİRAS: GÖBEKLİTEPE

2019 yılının Göbeklitepe Yılı ilan edilmesiyle, popüler olan kazıyı çok merak edenlerdendim. Bu nedenle geçtiğimiz ay, kazı alanını canlı canlı görmeye gittim. Tabi gördükten sonra merakım daha da katlandı çünkü "Yaklaşık 50 yıl süreceği düşünülen kazı çalışmaları tamamlanınca buradan kim bilir ne gizemler ortaya çıkacak, nasıl bir eserle karşılaşacağız acaba?" diye daha çok içim içimi kemirmeye başladı. Eğer bilim insanları çok çalışıp insan ömrünü biraz daha uzatmanın bir yolunu bulmazlarsa, ya da zamanda yolculuk yapmayı icat edip tur şirketleri, benim gibi sıradan insanların bu yolculuğu alabilecekleri turlar satmazlarsa, elli yıl daha yaşayıp görmeye ömrüm vefa etmeyecektir...

Her ne kadar kesin sonucundan emin olamasak da Göbeklitepe insanlığın, insanlık tarihi ve dinler tarihiyle ilgili şuana kadar öğrendiği bilgileri değiştirmeyi vadediyor. Evet, bilimsel bilgiler, bilimin zengin arkadaşı teknoloji sayesinde günümüzde hızla güncelleniyor. Öyle ki gün gelip çağlar boyunca öğrenilenlerin, anlatılanların tam tersiyle karşılaşıp yeni bilgileri kabullenmek de bilimin içinde var olan bir olgudur. Bu nedenle, Göbeklitepe insanlık tarihinin, şimdiye kadar fark edilen, sıfır noktası olmasıyla gündeme düşen, insanlığın ilk antik tapınağıdır.

 

GÖBEKLİTEPE NEREDE? ORAYA NASIL ULAŞILIR? Dilerseniz öncelikle bölgenin konumundan ve oraya ulaşımdan bahsedelim. Göbeklitepe, Şanlıurfa'nın 20 kilometre kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Şanlıurfa’nın Haliliye İlçesinin, Örencik köyü yakınlarında, yaklaşık 300 metre çapında ve 15 metre yüksekliğinde geniş görüş alanına hakim bir tepede yer almaktadır. Bölgeye çok sayıda tur düzenlenmektedir. Dilerseniz Göbeklitepe' ye taksi tutarak ya da araç kiralayarak ulaşabilirsiniz. Eğer sadece otobüs imkanlarını kullanarak gitmek istiyorsanız şanslısınız! Çünkü bölgeyi UNESCO, Dünya Mirası Listesine alındıktan sonra, Şanlıurfa Belediyesi'nin düzenlediği otobüs seferleriyle de Göbeklitepe’ye rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Şanlıurfa şehir merkezinde bulunan Abide durağından 100 numaralı otobüsle saat 10.00 ve 16.00 olmak üzere iki seferden biriyle direkt gidebilirsiniz. Göbeklitepe’den ise şehre dönüş için saat 12.00 ve 18.00 seferlerini kullanabilirsiniz. Bu seferlerin tarifesi oldukça hesaplıdır. Öğrenci bileti 3 TL, öğretmen bileti 4 TL, tam bilet ise 5 TL’dir. Yaz tarifesine göre, (15 Nisan ve 2 Ekim tarihleri arasında) ziyaret saatleri; 8.00- 19.00; kış tarifesine göre (3 Ekim -14 Nisan tarihleri arasında) 8.00 ve 17.00 saatlerinde ziyarete açıktır. Müze kartınızla ya da Kültür ve Turizm Bakanlığı' nın Müze ve Ören Yerleri ziyaret ücreti olan 30 TL'yi ödeyerek, haftanın yedi günü Göbeklitepe'yi ziyaret edebilirsiniz.

İçeriye girdiğinizde, ilk olarak, simülasyon binasına girip kazı çalışmalarının şuana kadarki verileriyle elde edilen ve geçmişte tapınağın neye benzediğini gösteren simülasyonu izleyip bilgi edinmenizi öneririm. Daha sonra, kazı çalışmalarının yapıldığı alana ücretsiz, küçük servislerle çıkın. Shuttle denilen bu servislerle alana yolculuk sadece on dakika sürüyor. Kazı alanı en tepede, üzeri çalışmaların ve tarihi eserlerin zarar görmemesi adına dev bir çadırla kapatılmış. Bölgeyi bahar aylarında ziyaret ederseniz yol üzerindeki bolca çiçekli kırlar kalbinizi fethedip sizi amacınızdan saptırabilir. Kendinizi, yol üzerindeki rengârenk çiçeklerin arasında fotoğraf çekilirken bulabilirsiniz. Şanlıurfa’nın kurak iklim şartlarından dolayı bölgeyi ziyaret etmek için en ideal zaman, bahar mevsimleridir.

 

GÖBEKLİTEPE'NİN KEŞFİ? Peki, Göbeklitepe 'nin muhteşem sırrı nedir? Bu bilgiler tarih ve insanlığın halihazırdaki durumu için ne önem arz ediyor? Neden tüm dünyanın gözleri bu kazı çalışmalarının üzerinde? Göbeklitepe'yle ilgili sorularımızı cevaplamaya, keşfedilme hikayesiyle başlayalım. İlk olarak 1963 yılında İstanbul Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi ortak bir çalışma yürütmüş, bölgeyi incelemiş fakat çalışmaların üzerinde durulmamıştır. Sonradan 1983 yılında arazide hayvanlarını otlatan Mahmut Kılıç'ın T şeklindeki oymalı sütunlar dikkatini çekmiş ve önemli olabileceği düşüncesiyle Şanlıurfa Müzesine götürmüştür. Daha sonra bölgeye ziyaret için gelen Alman Arkeolog Prof. Klaus Schmidt'in, Türk eşi Çiğdem Köksal Schmidt ile beraber güçlükle yürüttükleri çalışmalarla, yapı ortaya çıkmıştır. Kazı çalışmaları dönemin şuursuz otoriteleri tarafından defalarca baltalanmaya çalışılmış, fakat sonunda hak ettiği değeri görerek, ülkemizin Kültür Mirası Listesi içinde yerini almıştır.

 

GÖBEKLİ TEPE'NİN ÖNEMİ

Göbeklitepe, Dünyanın en eski anıtsal yapısıdır. İnşa edildiği milattan önce on bin yılında, henüz dünya taş devrini yaşarken, insanlar el baltası kullanıyor, avcılık ve toplayıcılıkla yaşamlarını sürdürüyorlardı. Şöyle bir düşünün, teknoloji yoktu. Teknolojik hiçbir alet, çanak çömlek bile yoktu. Yerleşik hayata geçilmemişti. Bu yüzden, sabit bir yerde bulunan anıtsal bir yapıya ihtiyaçları da yoktu. Önceden sahip olduğumuz bilgilere göre, insanlar o dönemde büyük çapta bir toplumsal örgütlenme stiline sahip değillerdi. Gruplar halinde yaşar işbirliğiyle avlanır ve tarımsal faaliyetlerde bulunmaz; doğada bulunan, yol üzerinde karşılaştıkları yabani meyveler ile beslenirlerdi. Sonradan insanlık, daha çok yiyeceğe ulaşmak adına, toprağı ekip biçebileceğini keşfetti. Kendilerine uygun gördükleri alanlarda tarımsal faaliyetler başlatmış ve düzenli bakıma ihtiyacı olan tarlalarla ilgilenebilmek adına, ovaya yakın yerlere yerleşmiş. Dolayısıyla, insanlığın ranta ilgisi ve güvenlikle ilgili ihtiyaçları daha da artmış. Ayrıca toprağın ekip biçilmesi ile ilgili iş gücü ihtiyacı artmış. Böylelikle tarihte insanlığın dönüm noktası olan tarım devrimi gerçekleşerek toplumsal sınıflar ortaya çıkmıştır. Tabii bu dönemde yaşayan ilkel bildiğimiz insanoğlunun tapındığı ufak tefek Tanrılar olduğu da bilgilerimizin dâhilindeydi.

İşte, Mısır piramitlerinden yedi bin beş yüz yıl daha eski olan Göbeklitepe, tüm bu bilgileri yerle bir etti, tarihin ezberini bozdu!

İnsanlık tarihi adına yeni bilgilere ve tartışmalara gebe olan insanlığın, şimdiye kadar keşfedilen ilk anıtı, ülkemizde Şanlıurfa ilinde bulunan Göbeklitepe’ dir. Yerleşik hayata geçmeyen ve herhangi bir sınıfsal toplum yapısı benimsemeyen, bu derece sistemli bir şekilde örgütlenmesi beklenmeyen hiçbir teknolojik aleti bulunmayan insan toplulukları, böylesine devasa bir yapıyı nasıl inşa etti? İnsanlık tarihini yerle bir eden Göbeklitepe, ağırlıkları 4-7 ton arasında değişen üzerine hayvan motifleri kazınmış devasa T şeklindeki dikey sütunlardan oluşan bir yapıdır. Yapının, bir tapınak olduğuna dair tüm bilim insanları hemfikirdir.

Burası bir antik kent veya nekropol değil, bir inanç uğruna yapılmış ilk tapınak ve toplanma yeridir. T biçimli dikili taşlar, taş ve kemik aletler kullanılarak, alanın yakınlarındaki kireç taşından yapılmıştır. Taş duvarların içine yerleştirilmiş ve tarihsel süreci boyunca sütunlar,

başka yerler inşa etmek adına yerlerinden kaldırılarak adeta mimari bir geri dönüşüm içerisinde kullanılmıştır.

 

Tabii Bütün bunların yapılabilmesi için çok ciddi oranda toplumsal örgütlenme gerekmektedir. Eğer size başlangıçta bahsettiğim simülasyonu izlerseniz, Göbeklitepe'nin inşası hakkında daha detaylı ve akılda kalıcı bilgilere sahip olacaksınız. İnsanlık için çok büyük anlam taşıyan, tarihin sıfır noktasının ülkemizde bulunduğunu bilmek ayrıca gurur verici! Taşıdığı turizm potansiyelinden dolayı, yedi cihana duyurulmaya, çok dikkatli bir şekilde korunmaya ihtiyacı var. Tarihin gizemini solumak, ilk insanların elleriyle işlenmiş taşları görmek, fotoğrafını çekebilmek muhteşem bir ayrıcalık. Şahit olabileceğiniz gizemli Mezopotamya sırları, yanı başınızda, ülkemizin Urfa Şehri’nde sizleri bekliyor!

Ayşe Nur AKBAY

 
Etiketler: İNSANLIK, TARİHİNİ, YENİDEN, ŞEKİLLENDİRECEK, MİRAS:, GÖBEKLİTEPE,
Yorumlar
Haber Yazılımı